IVF tedavisi sırasında beklenmedik bulgularla karşılaşabilirsiniz; bunlardan biri de “büyük oosit” (giant oocyte) keşfidir. Bu durum tedaviniz ve başarı şansınız için ne anlama geliyor, merak ediyor olabilirsiniz. Bu yazıda büyük oositlerin ne olduğu, ne sıklıkta görüldüğü, genetik sonuçları ve bunların yönetimine dair güncel klinik bilgiler açıklanmaktadır.
Olgun bir insan oositinin çapı, çevresindeki pellusida zarı (ZP)olmadan yaklaşık 110 µm, ZP ile yaklaşık 150 µm iken, büyük oositler ZP olmadan yaklaşık 150 µm ve ZP ile yaklaşık 200 µm çapa sahiptir.(PMID:12202430). Çapı büyüdüğünde, hacim de artar. Bu oositler normal oositlere kıyasla yaklaşık 1,6 kat daha fazla hücre hacmine sahiptir (PMID:12202430).
Büyük oositler çok nadirdir; IVF siklusları sırasında toplanan oositlerin yalnızca yaklaşık %0,3’ünde görülür (PMID:25753160). Nadiren karşımıza çıkmakla birlikte, embriyoloji laboratuvarları ve uzman dernekler bu durumun yönetimi için net yol haritaları oluşturmuştur.
Büyük oositlerin oluşumunu açıklamak için iki temel mekanizma ile aciklanabilir:
Her iki mekanizmada da ekstra kromozom setleri hücrede birikerek triploidi yapıya neden olmaktadır. Bu nedenle büyük oositler neredeyse her zaman triploid olup, iki set yerine üç set kromozom içerir. Büyük oositler döllenebilir ve blastosist aşamasına ulaşabilir; fakat incelenen tüm embriyolarda kromozomal anormallikler tespit edilmiş, bu da sağlıklı gebelik şansını neredeyse imkansız kılmıştır (PMID:12202430) .
Büyük yumurta bulunan sikluslarda döllenme orani kontrol gruplarına göre biraz daha düşük, bölünme ve blastosist oluşum oranları benzer düzeyde kalırken, transfer başına klinik gebelik hızı büyük oosit içeren sikluslarda %32,1; kontrollerde ise %34,5 olarak raporlanmıştır. Bu veriler, büyük oositlerin varlığının gelişim ve gebelik sonuçlarını olumsuz etkilemediğini göstermektedir (PMID:25753160).
Avrupa İnsan Üreme ve Embriyoloji Derneği (ESHRE), büyük oositlerin ICSI sırasında enjeksiyonunun yapılmamasını açıkça tavsiye eder (ESHRE). Bu oositlerin dışlanması, kromozomal olarak anormal embriyoların transfer riskini azaltır ve düşük ya da tutunamama riskini minimize eder. Bu nedenle embriyologlar, mikroskopla inceleme sırasında büyük oositleri tespit eder, ayırır ve enjeksiyondan hariç tutar; normal boyuttaki diger oositlere odaklanılırlar.
Bir oositinizin büyük olduğunu öğrenmek endişe verici olabilir, ancak bu durum yalnızca çok küçük bir grup oositi etkiler ve tedavinizin geneli üzerinde olumsuz etkisi yoktur.
Hepsini gör >